<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>etikett &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/etikett/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "etikett"</description>
	<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 06:57:02 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[49 ildeki yatırımlara 2012'ye kadar enerji desteği]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=230</link>
<pubDate>Tue, 08 Jul 2008 17:52:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=230</guid>
<description><![CDATA[Özel teşvikler getirilen 49 ildeki yatırımlar 2012 yılına kadar enerji desteğinden yararlanab]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Özel teşvikler getirilen 49 ildeki yatırımlar 2012 yılına kadar enerji desteğinden yararlanabilecek.</p>
<p>Hazine Müsteşarlığı’nın 2004 yılında çıkarılan 5084 sayılı "Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"la getirilen enerji desteğinin uygulamasına ilişkin tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Söz konusu yasa ile belli bir sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyinin altındaki 36 ilde yapılacak yatırımlara çeşitli teşvikler getirilirken, daha sonra çıkarılan 5350 sayılı yasa ile kapsamdaki il sayısı 49’a çıkarılmıştı.<br />
<!--more--><br />
Enerji desteği uygulamasından hayvancılık, organik ve biyo teknolojik tarım, kültür mantarı yetiştiriciliği ve kompostu, seracılık, sertifikalı tohumculuk ve soğuk hava deposu ile imalat sanayi, madencilik, turizm konaklama tesisi, eğitim veya sağlık alanlarında faaliyet gösteren, fiilen ve sürekli olarak asgari 10 işçi çalıştıran yeni işletmeler yararlanabiliyor.</p>
<p>Yasa kapsamındaki sektörlerden; entegre tesisler dahil üretim tesisleri ile, bu tesislere ait idari ve teknik birimler enerji desteğinden yararlandırılıyor.</p>
<p>Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden işletmeye geçiş ile ilgili olarak verilecek işyeri bildirgesine göre ilk 36 ilde 1 Ekim 2003’ten, daha sonra eklenen 16 ilde 1 Ocak 2005’ten, Gökçeada ve Bozcaada’da 1 Nisan 2005 tarihinden sonra faaliyete başlayan işletmeler "yeni işletme" olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>ENERJİ DESTEĞİ ORANI</p>
<p>2007 yılı Mayıs ayı ve sonrası dönem için asgari 10 işçi çalıştıran işletmelere enerji desteği oranı yüzde 20 olarak uygulanıyor. Bu orana; yeni işletmelerde, 10 işçinin üzerinde istihdam edilen işçiler ve diğer bazı koşullar için 0.5’er puanlık ekleme yapılıyor.</p>
<p>Yararlanılabilecek enerji desteği oranı, organize sanayi bölgesi veya endüstri bölgelerinde kurulu işletmeler için elektrik enerjisi giderlerinin yüzde 50’sini, diğer alanlarda kurulu işletmeler için yüzde 40’ını geçemiyor.</p>
<p>UYGULAMA SÜRESİ</p>
<p>Enerji desteği uygulaması, 31 Aralık 2008 tarihine kadar yapılacak. Ancak, 49 ilde yapılacak yatırımlardan 31 Aralık 2007 tarihine kadar tamamlanamayanlarda işletmeye geçiş tarihinden itibaren 5 yıl, 31 Aralık 2008’e kadar tamamlanması durumunda işletmeye geçiş tarihinden itibaren 4 yıl, 31 Aralık 2009’a kadar tamamlanması durumunda da işletmeye geçiş tarihinden itibaren 3 yıl süreyle enerji desteği uygulanacak.</p>
<p>Bozcaada ve Gökçeada’daki tesisler için ise enerji desteği uygulaması, 1 Nisan 2012 tarihine kadar yapılacak.</p>
<p>Enerji desteği ve diğer önemli teşviklerden yararlandırılan 49 il şöyle: Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ardahan, Bartın, Batman, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Çankırı, Diyarbakır, Düzce, Erzincan, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Kırşehir, Malatya, Mardin, Muş,Ordu, Osmaniye, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tokat, Uşak, Van, Yozgat, Artvin, Kütahya, Çorum, Nevşehir, Elazığ, Niğde, Kahramanmaraş, Rize, Karaman, trabzon, Kastamonu, Tunceli, Kilis.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ İkinci petrol zirvesi Aralıkta yapılacak]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=226</link>
<pubDate>Tue, 08 Jul 2008 17:48:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=226</guid>
<description><![CDATA[İkinci petrol zirvesi Aralıkta yapılacak
İngiltere Başbakanı Gordon Brown, petrol üreticileri]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci petrol zirvesi Aralıkta yapılacak</p>
<p>İngiltere Başbakanı Gordon Brown, petrol üreticileri ve tüketicilerinin katılacağı ikinci petrol zirvesinin aralık ayında Londra'da yapılacağını söyledi.<br />
<!--more--><br />
Brown, Japonya'nın Toyako kentinde yapılan G-8 zirvesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Londra'daki toplantının Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde yapılan petrolle ilgili toplantı sürecinin bir parçası olacağını ve G-8 zirvesinde enerji güvenliğiyle iklim değişikliği konusundaki tavsiyelerin ele alınacağını belirtti.</p>
<p>“Japonlar, gelecek birkaç haftada bir enerji forumu toplayacaklar. Bu eylül ayında olacak” diyen Brown, daha sonra Aralık ayında Londra'da petrol üreticileri ve tüketicilerinin bir araya geleceğini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ÇETKODER'den kredi kartı kullanmayın uyarısı]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=225</link>
<pubDate>Tue, 08 Jul 2008 17:47:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=225</guid>
<description><![CDATA[Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Mustafa Göktaş, kredi kartı kulla]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Mustafa Göktaş, kredi kartı kullanmayı bilmeyen çok sayıda vatandaşın mağdur olduğuna dikkat çekerek “Kredi kartı kullanmayın” çağrısında bulundu.<br />
<!--more--><br />
ÇETKODER Genel Başkanı Göktaş, dernek binasında yaptığı toplantıda, "Bankalardan başka ülkemizde kolay kazanan kuruluşlar yok. Her alan çöküş yaşıyor. Esnaf kan ağlıyor. Büyük devasa marketler iş yapıyor. Ama bakıyorsunuz nakit yok. Hep kredi kartı. Vatandaşımıza sesleniyorum. Kredi kartı kullanmasınlar. Kredi kartı bir dolambaçlı yoldur. Bu yola girmesinler" dedi. Bankaların, sokak aralarında bile ilgili, ilgisiz herkese kredi kartı dağıttığını söyleyen Göktaş şöyle konuştu:</p>
<p>“Kredi kartının ne olduğunu, nasıl kullanılacağını bilmeyen vatandaş bu işte çok mağdur oluyor. 2008 yılının Haziran ayı sonuna kadar yine en çok şikayetçilerin başında Kredi kartı mağdurları olmuştur. Hiç 12, 24, 36, 48 ay vade olur mu? Aldanmayın yanmayın. Size cazip hale getirip kredi kartı sunuyorlar. Peki onlar nereden kazanıyorlar? Yine sizden. Ya hiç kazanmadan size bedava kredi kartı imkanını niye sunsunlar? Durumu iyi olan, bu işi bilinçli kullanana sözüm yok. Ama bilmeyen sade vatandaş, öğrenci evladımız dikkat etsin. Kredi kartı almasın ve kullanmasın. Ocaklar sönüyor. Yuvalar yıkılıyor, canlar yok oluyor."</p>
<p>Göktaş, bankaların kredi kartında korkunç faiz uygulamaları yaptığına dikkat çekerek, “Bir de kart aidatı almaya halen devam ediyorlar. Üstelik kart aidatı alınmasın diye tüketici hakem heyetlerinin kararları olduğu halde keyfi bir şekilde almaya devam ediyorlar. Herkese her kişiye ve kuruluşa sesleniyorum. Milleti kredi kartı darboğazından kurtaracak formül geliştirin. Milleti cazip iş ve imkanlar ile kredi kartı kullanımına özendirmeyin” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sakarya'da trafik kazası]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=219</link>
<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 18:43:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=219</guid>
<description><![CDATA[Sakarya&#8217;da trafik kazası: 5 yaralı
6 Temmuz 2008Sakarya&#8217;da otomobille traktörün çar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya'da trafik kazası: 5 yaralı</p>
<p>6 Temmuz 2008Sakarya'da otomobille traktörün çarpışması sonucu 5 kişi yaralandı.<br />
<!--more--><br />
Akyazı ilçesi Ada Caddesi'nde Erkan Kardeş yönetimindeki 54 HT 194 plakalı otomobil, Aziz Yolcu'nun kullandığı 54 HN 835 plakalı traktörle çarpıştı.</p>
<p>Kazada yaralanan sürücüler Kardeş ve Yolcu ile traktörde bulunan Betül, Ayşenur ve Zeynep Yolcu, Toyotasa Travmatoloji ve İlkyardım Hastanesinde tedavi altına alındı.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ergenekon zanlısı O.G. Gazi provokatörü çıktı]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=215</link>
<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 20:54:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=215</guid>
<description><![CDATA[1995&#8242;te 23 kişinin öldüğü, 408 kişinin yaralandığı Gazi olaylarının ucu Ergenekon]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>1995'te 23 kişinin öldüğü, 408 kişinin yaralandığı Gazi olaylarının ucu Ergenekon'a dayandı. Gözaltındaki O. G., kurduğu bir ekiple 3 kahve bir işyerini taradı..</p>
<p><!--more--><br />
Sabah Gazetesi'nin haberine göre, Ergenekon Örgütü Soruşturması, polis kaynaklarına göre; 1995 yılında İstanbul Gazi Mahallesi'nde yaşanan Gazi Olayları'ndaki 'kilit' ismi ortaya çıkardı. 22 kişiyle birlikte gözaltına alınan sabıkalı O. G., kanlı olayların 'başrol' oyuncusu çıktı. 23 kişinin yaşamını yitirdiği olayları tetikleyen Alevi vatandaşların oturduğu 3 kahvenin taranmasının organizasyonunu G. yaptı. Görev o dönem binbaşı rütbesinde olan eski bir komutan tarafından verildi. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün talimatıyla salı sabahı 5'i emekli asker, 3'ü gazeteci 22 kişiyle birlikte Antalya'da gözaltına alınan 'Sahte Yeşil' olarak bilinen O. G.'ün, 13 yıl önce 3 gün süren Gazi Olayları'nın, 'başrol oyuncusu ve organizatörü' olduğu ileri sürüldü.</p>
<p>BİNBAŞI GÖREV VERDİ</p>
<p>Halen İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde sorgusu süren G., iddiaya göre 28 Şubat süreci öncesinde kaos ortamı yaratmak amacıyla TSK'dan ihraç edilen binbaşı Bülent Öztürk, tarafından 'seçildi.' Gasp, cinayet gibi çok sayıda suçtan sabıkası bulunan G., jandarma tarafından Özel Harp ve Psikolojik Savaş eğitimine tabi tutuldu. Ardından da 1995 yılında 'kanlı olaylar' için İstanbul'a gönderildi. Binbaşı Öztürk tarafından verilen kimliklerle İstanbul'a giriş yapan ve 'Küçük Hacı' kod adını kullanan G., kendisine burada 10 kişilik bir ekip kurdu. Bu arada yasadışı DHKP-C örgütüyle ilişkiye geçti. Ayrıca Ülkü Ocakları'ndaki gençlerle de bağ kurdu. G., yine iddiaya göre olayların çıkış noktası olarak da Gazi Mahallesi İsmet Paşa Caddesi üzerinde bulunan Alevi vatandaşların gittiği 3 kahvehaneyi hedef seçti. 12 Mart 1995 gecesi de kanlı senaryo için düğmeye bastı.</p>
<p>10 KİŞİLİK EKİP KURDU<br />
Kurduğu 10 kişilik ekip, taksiyle 3 kahve ile bir işyerini silahla taradı. 67 yaşındaki Alevi Dedesi Halil Kaya, yaşamını yitirdi, 15 kişi yaralandı. Böylelikle istenilen gerçekleşti. Çıkan olaylar Gazi Mahallesi ile Ümraniye Mustafa Kemal Mahallesi'ne sıçradı. 15 Mart gününe kadar süren ve tarihe 12-15 Mart Gazi Olayları diye geçen çatışmalarda tam 23 kişi öldü, 408 kişi yaralandı. Kanlı Gazi Mahallesi olaylarının ardındaki isim olduğu iddia edilen O. G.'ün Ergenekon Örgütü'yle ilgili olarak hazırlanacak ek iddianamede bu suçlamayla yer alacağı ileri sürüldü. G.'ün 1990'lı yıllarda birlikte hareket ettiği belirlenen Jİ- TEM'de görev yapan astsubaylardan İbrahim Özcan da Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınmıştı.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sena kvällar och röda byxor.]]></title>
<link>http://astrogirls.wordpress.com/?p=32</link>
<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 20:48:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>astrogirls</dc:creator>
<guid>http://astrogirls.wordpress.com/?p=32</guid>
<description><![CDATA[Det är svårt att gå och lägga sig i tid. Speciellt när det är Morden i Midsomer. Och nu har ja]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Det är svårt att gå och lägga sig i tid. Speciellt när det är Morden i Midsomer. Och nu har jag till på köpet fastnat på Dn.se och läser Magdalena Ribbing. Dessa frågor hon får! Dagens vinnare kan ni läsa <a title="Magdalena Ribbing." href="http://www.dn.se/DNet/jsp/polopoly.jsp?d=299&#38;a=799850" target="_self">här</a>, jag trodde det var ett skämt innan jag läst både frågan och svaret. Men så har jag ju heller aldrig seglat. Uppenbarligen kan atlantkorsare markera sitt atlantkorsande med röda byxor. Jösses. De måste få panik varje gång modet vänder till röda byxor.</p>
<p>Nåväl, godnatt, och ha det gott så länge!</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ Baykal'dan çirkin benzetme]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=207</link>
<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 14:52:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=207</guid>
<description><![CDATA[CHP lideri Baykal, AK Parti ve Başbakan Erdoğan&#8217;a yönelik ağır suçlamalarda bulundu. Bay]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>CHP lideri Baykal, AK Parti ve Başbakan Erdoğan'a yönelik ağır suçlamalarda bulundu. Baykal, iktidarın tutumunu Hitler Almanya'sına benzetti.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında yapılan gözaltıları değerlendirirken, ''Buradaki olay, hukuk olayı olmaktan çıktı. Bu, Ergenekon davası değil, Başbakan'ın kişisel davası'' dedi.<br />
<!--more--><br />
Baykal, CHP TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Ergenekon soruşturması kapsamında bugün gerçekleştirilen gözaltıları değerlendirdi.</p>
<p>Türkiye'nin tarihi bir kırılma yaşadığını, bunun çok önemli bir aşamasına gelindiğini, ülkenin bir tarihi ayrışma noktasına doğru hızla çekilmek istendiğini savunan Baykal, ''Bir süreden beri yaşadığımız olaylar, hiçbir hukuk devletinde, hiçbir çağdaş demokraside yaşanmayan türden olaylardır'' dedi.</p>
<p>Toplumunun çok saygıdeğer insanlarının birden bire gözaltına alınması uygulamasının, bunun sistematik şekilde zaman içinde değiştirilip sürdürülmesinin normal bir hukuk devletinde, istikrarlı demokraside kesinlikle yaşanmayacağını savunan Baykal, sürpriz gözaltıların Türkiye'nin normal demokrasi, sağlam bir hukuk devleti olma noktasından çıkmaya başladığının işareti olduğunu ileri sürdü. Baykal, ''Artık her an, herkes, 'Her şey olabilir. Ben ne zaman alınacağım? Kim, kimi ihbar ediyor? Ne var?' duygusu, psikozu, korkusu egemenliği altına girmeye başlamıştır'' diye konuştu.</p>
<p>Baykal, bu sürecin 1 yıldır, Ergenekon soruşturmasına ilişkin iddianame ortaya konulmadan sürdürüldüğünü belirterek, ''Demokrasi ve hukuk devletinde bu olur mu?'' diye sordu.</p>
<p>Türkiye'de, bir kısmı ekonomik bir kısmı da siyasi amaçlı çetelerin hep olduğunu, gelecekte de olacağını anlatan Baykal, devletin bunlara karşı gerekli tedbirleri alacağına işaret etti.</p>
<p>Ümraniye'de bir çetenin yakalanması sonrası ortaya çıkan gelişmeler ile Danıştay saldırısı sonrası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklamaları anımsatan Baykal, Erdoğan'ın ''Gizli ajandaları olanlar birer birer ortaya çıkarılıyor. Hukuk devletinde karanlık odalar, komitalar yoktur... Bunlar, iktidara gelmeden önce yaptığımız tespitlerdir. Bunları ortaya çıkarma gayreti içindeyiz'' dediğini söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de Dışişleri Bakanı olduğu dönemde gazetecilere ''Ümraniye soruşturmasına dikkat edin'' dediğini anlatan Baykal, bu yılın Ocak ayından itibaren Emniyet ve savcılık yetkililerinin yazışmalarda, ''Ergenekon terör örgütü'' nitelemesi yapıldığını kaydetti.</p>
<p>Baykal, ''AK Parti yandaşı medyada konunun müthiş bir şekilde pompalandığını, spekülasyonların ortaya atıldığını'' savunarak, ''yargı sürecinin AK Parti yandaşı bir kısım medya ile işbirliği içinde götürüldüğünü'' öne sürdü.</p>
<p>HİTLER BENZETMESİ</p>
<p>Olayın, Danıştay cinayetine götürülmek istendiği ancak bu konuda hukuki bir bağ kurulamadığını, şimdi başka yönlere doğru bağlantılar açılmak istendiğini anlatan Baykal, ''Böyle bir hukuk süreci olabilir mi? Bu davanın hukuka saygı anlayışı içinde sadece tüm hukuki anlayışla yürütülmekte olduğunu düşünmek mümkün mü?'' diye sordu.</p>
<p>Başbakan Erdoğan'ın ''İddianamenin hazırlanma sürecinin sonuna geldik'' dediğini ifade eden Baykal, ''Başbakan, sanki bu davanın basın sözcüsü'' dedi.</p>
<p>''AKP, derin devletini kuruyor. Artık kadrolaşma dönemi bitti, kuşatılma dönemi geldi'' dediğini anımsatan Baykal, ''Şimdi böyle davalar, toplumun saygıdeğer insanlarının birden gözaltına alındığı böyle tarihi, çarpıcı olaylar, ancak darbe dönemlerinde yaşanır'' diye konuştu.</p>
<p>Darbeden önce ya da sonra böyle tutuklamalar olduğuna işaret eden Baykal, ya da önemli rejim kesintilerinin olduğu sıralarda toplu tutuklamaların yaşandığını belirtti.</p>
<p>Deniz Baykal, Nazi Almanyasında, Hitler'in yüzde 47 oyla iş başına geldiğini, iktidara geldikten sonra 1934 yılının 30 Haziranını 1 Temmuza bağlayan gecede yapılan bir saldırıda insanların öldüğünü, kendisiyle kişisel hesabı olan insanların tutuklandığını, bu kişilerin uzun süre tutuklu kaldıklarını anlattı. Sovyet Rusya'sında iktidar değişiklikleri sırasında da benzer olaylar yaşandığını anlatan Baykal, Rusya'da Stalin döneminde toplu yargılama uygulamaları olduğunu, İran'da Mollalar döneminde benzer olayların yaşandığını ifade etti.</p>
<p>CUMHURİYET DÖNEMİ</p>
<p>Baykal, Cumhuriyet ilan edildikten sonra böyle gözaltı ve tutuklamaların yaşandığını, Cumhuriyeti kökleştirmek, tepki gösteren çevreleri etkisiz kılmak için böyle uygulamalar yapıldığını belirtti. Baykal, ''Ama o zaman ki gözaltı ve tutuklamalar da laik Cumhuriyeti benimsemeyen, ona karşı çıkmak isteyen çevreleri etkisiz kılma çabası vardı. Şimdi geldiğimiz noktada tablo değişti. Şimdi Atatürkçüler, laik Cumhuriyete inananlar, bu saldırıların hedefi haline geldi. Artık farklı bir gidişat var. Bütün bunlara rağmen hala 'Gidişat yok' diyenler varsa, onlara Allah rahatlık versin. Uykularına devam edebilirler'' diye konuştu.</p>
<p>Deniz Baykal, AK Parti sözcülerinin daha düne kadar içeride yargıya karşı her türlü iftira ve şantaj yaptıklarını, şimdi de ''Sakın ha yargıya karşı ağzını açmayın'' dediklerini savundu.</p>
<p>''Bu böyle gitmez'' diyen Baykal, suçu olan herkesin hesap vermesi gerektiğini de belirtti. Baykal, şunları kaydetti:</p>
<p>''Buradaki olay, hukuk olayı olmaktan çıktı. Başbakan'ın davası bu. Ergenekon davası değil, Başbakan'ın kişisel davası bu. O çıkmış, 'Ben, iktidara gelmeden bunu biliyordum. Tespitleri yapmıştım. Şimdi onun gereğini yapıyorum' demiş. Kulaklara fısıldamışlar 'Bu iş büyüyecek' diye, Ne zaman? 1 yıl önce... 'Şunlar tutuklanacak, bunlar tutuklanacak.' Siyasilerin ağzında sakız bu dava. Siyasallaşmış, dedikoduya dönüşmüş''</p>
<p>''SESSİZ KALMAK KADAR BÜYÜK YANLIŞ OLAMAZ''</p>
<p>Böyle bir anlayışın eline Anayasayı değiştirip, yeni anayasanın olanaklarıyla yetki verilmesi durumunda olabileceklere işaret eden Baykal, şöyle devam etti:</p>
<p>''Yeni anayasa özlemi, arayışı içinde olanların kulağına küpe olsun bunlar. Eğer 'bu iş, sadece emekli askerlerle, gazetecilerle sınırlı kalır, bize gelmez' diye düşünen İstanbul'un tuzu kuru çevreleri varsa, kulaklarına küpe olsun. Bu iş başladı mı, nerede duracağı bilinmez. Ya teslim olursun ya da ezerler geçerler. Ya da ezemez hale getirirsin. En güzeli de budur. Anayasayı değiştirme yetkisini AKP'ye vermek, kediye ciğeri teslim edip, 'Şundan güzel ciğer kebabı yap da milletin karnını doyur' demektir. Ciğer kebabı yapılmadan, birinin karnı doyar ama ne millet aradığını bulur, ne ciğer sağlam kalır. Çok açıktır. Herkes gerekli dersi alsın. Türkiye kritik dönemden geçiyor. Hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. Bu olaylar karşısında sessiz kalmak, durumu geçiştirmek, idare etmek, kendi günlük çıkarının peşine düşmek kadar büyük yanlış olamaz.''</p>
<p>GÖZALTILARIN ZAMANLAMASI</p>
<p>Baykal, grup toplantısı sonrasında da gözaltıların zamanlamasına ilişkin gazetecilerin soruları üzerine, konunun, adli bir konu olarak değerlendirilmesinin imkanı kalmadığını söyledi. Konunun çok tehlikeli şekilde siyasallaştığını ileri süren Baykal, ''İşin özü, temeli, siyasal etkilere bu kadar açık olduktan sonra, zamanlamanın da açık olmasına hayret etmemek lazımdır'' dedi.</p>
<p>Gözaltı kararının, 29 Haziranda alındığına ilişkin bilgi olduğunu ifade eden Baykal, şöyle konuştu:</p>
<p>''İki gün beklemenin söz konusu olduğu anlaşılıyor. İki gün beklemenin, bir siyasi mesaj üretmek amacıyla yapılmış olması muhtemeldir. Bunu kesinlikle kabul edemeyeceğimi söyleyebilmek isterdim ama olay, başından itibaren o kadar politize edilmiş, o kadar siyasallaştırılmıştır ki zamanlamasının da böyle bir hesabın konusu haline geldiğini duymak şaşırtmıyor. Bu, olayın hukuk ve yargı sistemi içinde ele alınan bir olay olmaktan çıktığının son belirtisi olarak da değerlendirilebilir.''</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sinan Aygün, İstanbul'a gönderildi]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=206</link>
<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 14:52:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=206</guid>
<description><![CDATA[Ankara&#8217;da Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan, aralarında ATO Başkanı ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan, aralarında ATO Başkanı Sinan Aygün'ün de bulunduğu grup İstanbul'a yola çıkartıldı.<br />
<!--more--><br />
Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde işlemleri tamamlanan gözaltındakiler, polis aracına bindirilerek havalimanına gönderildi. Şube çıkışında gözaltındakilerden sadece Aygün görüntülendi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dananı da al git..]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=196</link>
<pubDate>Sat, 28 Jun 2008 22:28:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=196</guid>
<description><![CDATA[Güney Kore halkı, ABD Dışişleri Bakanı Rice’ı işte böyle protesto etti. Binlerce kişi, h]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kore halkı, ABD Dışişleri Bakanı Rice’ı işte böyle protesto etti. Binlerce kişi, hem ABD’den sığır eti ithal eden hükümete hem de Rice’a sert tepki gösterdi. ABD’den alınan etlerde deli dana hastalığı çıkınca durdurulan ithalatın yeniden başlaması, halkı çılgına çevirdi.<br />
<!--more--><br />
Dananı da al git!...<br />
Güney Kore’yi ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’yi protesto eden yüzlerce kişi, Amerika’dan et ithalatına ve ülkedeki askeri varlığına tepki göstererek sokaklara döküldü</p>
<p>G-8 toplantısının yapıldığı Japonya’dan dün Güney Kore’ye geçen ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza, düzenlediği basın toplantısında, Kore halkından hükümetin ABD sığır eti ithalatı yasağını kaldırması kararını kabul etmesini istedi. Sığır eti konusundaki anlaşmazlığın, Kuzey Kore’nin nükleer programıyla ilgili altılı görüşmeler gibi; iki ülkenin karşı karşıya olduğu önemli konulardan kendilerini uzaklaştırmayacağını umduğunu da söyleyen Rice, ticari anlaşmazlıklar yüzünden ayrılıklar olabileceğini, bunun ilişkilerde normal olduğunu ifade etti.</p>
<p>Sığır eti ithalatı gerilimi<br />
Güney Kore hükümeti, 2003’te ABD’de deli dana hastalığının ortaya çıkması üzerine sığır eti ithalatını durdurmuş, ancak geçen Nisan’da ithalata yeniden başlanmasına halk tepki göstermişti. Protesto gösterileri, geçen hafta 80 bin kişinin katıldığı gösteriyle en üst noktasına çıkmıştı. Rice’nin ziyaretine tepki gösterdi. “Amerikan askerine hayır”, “Rice ülkeyi terket”, “Seni de deli danalarını da istemiyoruz” yazılı pankartlar açan göstericilere polis müdahale etti.</p>
<p>Yeni adımlar bekliyoruz<br />
ABD Dışişleri Bakanı Rice, Güney Kore’deki temaslarında Kuzey Kore’ye de değindi. Nükleer tesisindeki soğutma kulesini dün imha eden Kuzey Kore’nin yükümlülüklerini yerine getirme sürecini hızlandırmasını beklediklerini kaydeden Rice, bu sürecin sonunda Pyongyang yönetiminin tüm nükleer programlarından, silahlarından ve nükleer malzemelerinden arınmasını beklediklerini de söyledi. Rice, açıklamasında Kuzey Kore yönetiminden daha uzlaşmacı bir tavır beklediklerini de söyleyerek atılan adımları övdü.</p>
<p>Zimbabve’ye sert önlem<br />
Rice, ABD ve İngiltere’nin Zimbabve hükümetine karşı sert önlemler çağrısında bulunulan bir karar tasarısını BM Güvenlik Konseyine sunmaya hazırlandığını da belirtti. Karar tasarısının konseye en erken pazartesi günü sunulacağını söyleyen Rice, “Uluslararası toplumun harekete geçmesinin zamanı geldi” dedi. Rice, ancak Zimbabve’deki şiddetin daha ileri boyutlara taşınmasını engellemek için caydırıcı etkisi olacak bir karar gerektiğini kaydetti. ABD, Mugabe yönetimini iktidardan devirme için yoğun kulis yapıyor.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ Öğretim görevlisi hukuk mücadelesini kazandı]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=187</link>
<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 09:17:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=187</guid>
<description><![CDATA[27 Haziran 2008Mehmet Kayhan YILDIZ/KONYA, (DHA)KONYA’da eşi ile birlikte eğlenmek için gittikl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>27 Haziran 2008Mehmet Kayhan YILDIZ/KONYA, (DHA)KONYA’da eşi ile birlikte eğlenmek için gittikleri 5 yıldızlı otelin yüzme havuzundaki soyunma odasından, para ve kredi kartları çalınan Selçuk Üniversitesi Beden Eğitim Fakültesi öğretim görevlisi Orhan Şener, hırsızın çaldığı kradi kartları ile yaklaşık 4 bin YTL’lik alışveriş yaptığı işyerlerine karşı açtığı davayı kazandı.<br />
<!--more--><br />
Mahkeme Şener’in kredi kartı borcuna karşılık bankalara ödediği miktarın işyerleri tarafından faizi ile birlikte geri ödenmesine karar verdi. Eşi ve kendisine ait kredi kartının başkası tarafından kullanılarak alış veriş yapılması ve iş yerlerinin de buna göz yumması üzerine dava açan Orhan Şener, zanlının biran önce yakalanmasını istedi.</p>
<p>Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi Fakültesi Öğretim Görevlisi Orhan Şener, kendisi gibi öğretim görevlisi olan eşi Tülay Şener ile birlikte Konya’daki 5 yıldızlı bir otelin yüzme havuzuna gitti. Şener çifti kıyafetlerini soyunma odasındaki dolaba bırakarak yüzmek için havuza geçti. Bu sırada otele gelen hırsız, Şener çiftinin dolabını açarak cüzdanın içerisinden kradi kartları, 200 Euro, 185 YTL, yüzük ve nüfus cüzdanını çaldı. Havuzdan çıktıktan sonra otomobiline binerek eve dönen Orhan Şener, bir gün sonra alışveriş için dışarıya çıktığında kredi kartlarının ve paralarının yerinde olmadığını gördü. Şener, ilk önce eşi ve kendisine ait kredi kartlarının banka şubelerini arayarak çalındığını bildirdi. Daha sonra polise giden Şener, tutanak tutturarak hırsızlık olayını tespit ettirdi.</p>
<p>LÜKS İŞ ÇAMAŞIRI BİLE ALMIŞ</p>
<p>Bankalar tarafından yapılan tespit sonrası 10’ar dakika arayla Orhan Şener’in eşi Tülay Şener’e ait kredi kartından bin 742 YTL, kendisine ait kredi kartından ise 2 bin 306 YTL’lik harcama yapıldığı belirlendi. Hırsızın 2 saat içerisinde lüks iç çamaşırı, cep telefonu, altın, kamera ve parfüm gibi eşyalar aldığı ortaya çıktı. Bankaların sözleşme gereği kredi kartlarının kayıp-çalıntı durumunda bildirim öncesinde yapılan tüm harcamalardan kart sahibinin sorumlu olduğunu bildirerek parayı talep etmesi üzerine alışveriş yapılan iş yerlerine giden Orhan Şener, işlemlerin iptal edilmesini istedi. Üzerinde fotoğrafı bulunan kredi kartını kendisi kullanmayıp çalan hırsızın alışveriş yaptığını belirten Şener, sorumluluğun işyeri görevlililerinde olduğunu kaydetti. Bu girişimi ile ancak 450 YTL’lik kredi kartı işlemini iptal ettirebilen Şener, mücadelesinden vazgeçmedi.</p>
<p>3 YIL SÜREN DAVAYI KAZANDI</p>
<p>Güvenlik kameraları sayesinde hırsızlığı yapan kişinin S.,A. olduğunu tespit eden Orhan Şener, aynı hırsızın Konya’da bir çok işyerine girerek bu şekilde hırsızlık yaptığını da belirledi. Çalıntı kredi kartı ile alış veriş yapılmasına izin veren iş yerlerinin işlemleri iptal etmemesi üzerine 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi’ne de dava açarak, kredi kartı karşılığı bankaya ödediği paraları talep etti. 3 yıl süren davanın sonunda mahkeme Orhan Şener’i haklı buldu. Hırsızın alışveriş yaptığı şirketteki çalışanların yeterli dikkat ve özeni göstermeden, kimlik kontrolü yapmadan başkanına ait kredi kartı ile harcama yaptırdıkları kanaatine varan mahkeme, yapılan harcamaların faizi ile birlikte Orhan Şener’e ödenmesine karar verdi.</p>
<p>HAKKIM OLANI ALDIM</p>
<p>Uzun uğraşlar sonrası çalınan kredi kartlarıyla yapılan harcamaları geri alma hakkı kazanan Öğretim Görevlisi Orhan Şener, “Yapılan harcamalarda para önemli değil. Ama harcamaları ben yapmadım. Üzerinde fotoğrafım olmasına rağmen işyerleri tarafından kredi kartı kabul edilerek ayı zamanda sahte imzalarla alışveriş yapılmış. Bu Türkiye’de sadece benim değil, bir çok insanın başına gelebilir. Ama ben hakkımı sonuna kadar aradım. Başkalarının da benim gibi haraket etmesini isterim. Ayrıca güvenlik kameları ile tespit edilen hırsızın da biran önce yakalanmasını istiyorum” diye konuştu.</p>
<p>Polis yetkilileri, hırsızın kimliğinin tesbit edildiğini ve yakalama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CHP de 75 bin konut yapacak]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=179</link>
<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 23:40:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=179</guid>
<description><![CDATA[MHP&#8217;nin 42 bin konut projesini açıklamasının ardından, CHP İl Başkanı Sefa Sirmen de 3]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>MHP'nin 42 bin konut projesini açıklamasının ardından, CHP İl Başkanı Sefa Sirmen de 3 yıldır konut projesi üzerinde çalıştıklarını ve Kocaeli'ye 75 bin konut kazandıracaklarını söyledi. Sirmen ayrıca partiye üye olan 65 kişiye rozetini taktı</p>
<p>CHP İl yönetiminin haftalık olağan toplantısında gündemle ilgili değerlendirmede bulunan il başkanı Sefa Sirmen, MHP'nin 42 bin konutluk projesini açıklamasının ardından, partisinin de konut projesi olduğunu söyledi. CHP'nin 75 bin konut yapacağını iddia eden Sirmen, MHP İl Başkanı Ruhi Çavdar'ın yeni belediye hizmet binasıyla ilgili suçlamalarını ise "Çavdar bu işi bilmiyor" diyerek cevapladı.<br />
<!--more--><br />
Uzunçiftlik Belediye Başkanlığı'na aday adayı olan Yaşar Sönmez'in açıklamalarının sorulması üzerine Sirmen, "Zaten aday olmaya hakkı vardı. Kendisine başarılar diliyorum" yorumunda bulundu. Sirmen, beldelerin kapatılmasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi'nin vereceği kararı da merakla beklediklerini söyledi.<br />
Çavdar'ın bilgisi yok<br />
MHP İl Başkanı Ruhi Çavdar'ın, belediyenin yeni hizmet binası ve Antikkapı'nın ruhsatıyla ilgili açıklamalarını yersiz bulduğunu ifade eden Sirmen, "Ruhi Çavdar bu konularda bilgisiz. Neyin ne olduğunu bilmiyor, farkında değil. Açıklamaları doğru değil. Belediye hizmet binası, bizim dönemimiz de temeli atılarak yapılan bir proje değildi. Sanayi ve Ticaret Odası olarak yapıldı. Biz Sanayi Odası'ndan kabası bitmiş olarak aldık. Eski Gulfstar'la ilgili bir sorun yok. Biz ileride yapılan yeni Antikkapı ile ilgili konuştuk. Bizim hiçbir zaman ruhsatsız bir işimiz olmadı" şeklinde konuştu.<br />
75 bin konut projesi<br />
Sirmen MHP'nin konut vaadiyle ilgili olarakta şunları söyledi: "Bizim 3 senedir konutla ilgili bir projemiz var. Projemiz, ev alma imkanı olmayan vatandaşların belediyeye ait sosyal konutlardan ömür boyu faydalanma imkanı. Bu bizim en iddialı projemiz. Ama bu hizmet vatandaşa bedava dağıtılan bir ev değil. Ömür boyu vatandaşın oturabileceği bir sistem. Sadece gaz, elektrik ve suyunu karşılayıp ömür boyu oturabilecekler. Bu proje benim İstanbul Belediye Başkanlığı adaylığımda bile vardı. Bu aynı zamanda gecekondulaşmayı kökten önleyen bir proje. Bu çalışmayla artık kimse gece kondu yapma ihtiyacı hissetmeyecek. Çarpık kentleşme de sona erecek. Ailenin büyüklüğüne göre bir iki ve üç odalı evler olacak. İhtiyaca göre ev küçülecek ve ya büyüyecek. Kocaeli çapında ilk etapta yaklaşık 75 bin konut yapmayı düşünüyoruz. Bizde çok proje var. Zamanı gelince hepsini açıklayacağız."<br />
Rizeliler'e yanıt<br />
CHP İl Başkanı Sefa Sirmen son olarak Rizeliler'in Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Münir Karaloğlu ile ilgili yaptığı basın açıklamasına değinen Sirmen, Rize adının yıpratıldığı iddialarına da şöyle yanıt verdi: "Benim özellikle Münir Karaloğlu'na bir laf atmam söz konusu değil. Maşukiye Belediye Başkanı Mustafa Er, Karaloğlu'ndan bir istekte bulunmuş. Uygunsuz yanıt almış. Ben de 'O dışarıdan geldi, Rize'ye yaylalarına dönecek' dedim. Çünkü yarın yüz yüze bakacaksın. Burada makamlar kalıcı değil. Burada yaşayacaksan o insanın nasıl yüzüne bakacaksınız? Üstelik bizim bir çok Rizeli arkadaşımız var. Eğer sözlerim bir siyasi maksat taşısaydı başka biri için söyledim onu. Niye ben bir devlet memurunu muhatap alayım? Ben memurun tavrını eleştirmek için söyledim. Bu duyulduğunda herkesin ona tepki göstermesi gerekirdi. 'Ben böyle bir şeyi söylemedim' diyen yok. Rizeliler'i rencide eden bir şey söylemedim."<br />
CHP'ye 65 yeni üye<br />
İl yönetim kurulu toplantısının ardından CHP Merkez İlçe Gençlik Kolları öncülüğünde CHP Yeşilova Mahalle Temsilcisi Ali Gürdal, Ahmet Baştan ve Mustafa Kum tarafından düzenlenen üye katılım törenine katılan Sirmen, burada partiye üye olan 65 kişiye rozetini taktı. Yeşilova Kıraathanesi'nde gerçekleştirilen törene CHP İl Başkanı Sefa Sirmen, merkez ilçe başkanı Nicdet Cetinak, merkez ilçe kadın kolları başkanı Reyhan Akbaş, merkez ilçe gençlik kolları başkanı Abdullah Koç ve il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri katıldı. Mahalle halkı tarafından büyük ilgi gören Sirmen, CHP'nin artık iktidar zamanının geldiğini söyledi.<br />
4 trilyon bütçe var<br />
Başkan Sefa Sirmen, AKP hükümetiyle birlikte Türkiye'nin iç ve dış borcunun 570 milyar dolara ulaştığına dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu borcu kim ödeyecek? Tabi ki biz ödeyeceğiz. Her an yeni bir krizle karşı karşıya kalabiliriz. Bizim dönemimizde kısıtlı imkanlarla çok büyük işler yaptık. Bir kenti yönetmek çok önemlidir. İyi bir yönetim halkıyla bütünleşmeli, çalışanlarıyla kaynaşmalıdır. Hatırlarsanız Büyükşehir olmak için büyük uğraş verdik. Amacımız Kocaeli Büyükşehir olmaktı. Ama siyasi engellerle karşılaştık. Milletvekili olarak Ankara'ya gittik ve o dönem Büyükşehir olduk. Bugün baktığımızda 4 trilyon yatırım yapabilecek bir belediye bütçesine sahibiz." Sirmen konuşmasının sonunda 65 kişi adına temsili olarak Nefise Gürdal, Erhan Eski, Orhan Filiz, Adem Çınar, Sevgin Naipoğlu, Erdal Gürdal, Emin Koç, Zeynep Gürdal, Burhan Şerit, Fatma Gürdal, Ayşe Yılmaz'a CHP rozeti taktı.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Atak projesi yürürlüğe girdi]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=176</link>
<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 23:38:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=176</guid>
<description><![CDATA[ATAK projesi resmen yürürlükte
Türk Taarruz-Taktik/Keşif helikopteri (ATAK) projesi sözleşmes]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>ATAK projesi resmen yürürlükte</p>
<p>Türk Taarruz-Taktik/Keşif helikopteri (ATAK) projesi sözleşmesi dün resmen yürürlüğe girdi</p>
<p>Proje çerçevesinde tamamiyle milli imkanlar kullanılarak oluşturulacak T129 helikopterleri TUSAŞ’ın Ankara’daki tesislerinde üretilecek. </p>
<p><!--more-->Projede TUSAŞ ana yüklenici olurken, Aselsan ve AgustaWestland firmaları da TUSAŞ’ın alt yüklenicileri olarak belirlendi. ATAK programının toplam proje süresi sözleşmelerin yürürlüğe girmesinden itibaren 114 ay olup, bu süre içerisinde 60’ıncı ayda ilk T 129 ATAK helikopterinin teslimatı gerçekleştirilecek.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CHP'de Program Sil Baştan]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=171</link>
<pubDate>Mon, 23 Jun 2008 19:45:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=171</guid>
<description><![CDATA[Baykal&#8217;ın Talimatıyla Başlatılan Yeni Program Çalışmaları Son Aşamaya Geldi.
CHP]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Baykal'ın Talimatıyla Başlatılan Yeni Program Çalışmaları Son Aşamaya Geldi.</p>
<p>CHP'de kurultay sonrası başlayan program ve tüzük yenileme çalışmalarında sona gelindi. En son 14 yıl önce kaleme alınan CHP programı, güncel gelişmeler ışığında yeniden kaleme alınıyor.<br />
<!--more--><br />
CHP'de Genel Başkanlığa Deniz Baykal'ın yeniden seçildiği 32'nci Olağan Kurultay sonrası başlatılan program çalışmaları son aşamaya geldi. Baykal'ın, "CHP'yi daha etkin, yenilikçi bir kurum haline dönüştürmeliyiz. Bir program çalışması ihtiyacı var. Yürürlükte olan programımızda öngörülen bazı hedeflere ulaşılmıştır. Toplumun önüne yeni hedefler koymalıyız. Bu amaçla da bir program çalışmasına ihtiyaç var. Arkadaşlarımız bu konu üzerinde çalışsın" şeklindeki talimatının ardından başlayan program çalışmalarında sona gelindiği bildirildi. Hazırlanacak yeni program, yapılacak bir kurultayla kamuoyuna sunulacak.</p>
<p>Öte yandan, partinin demokratik olmadığı gerekçesiyle sık sık eleştiri konusu yapılan tüzüğe ilişkin çalışmalar da sürüyor. CHP Genel Sekreteri Önder Sav tarafından yürütülen tüzük çalışması da program kurultayında onaya sunulacak.</p>
<p>-BARIŞ VE HUZURU HEDEF ALAN BİR PROGRAM-</p>
<p>Yeni program hazırlama çalışmalarını koordine eden CHP Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu, "CHP 14 yıl sonra yeni programını sosyal demokrasinin çağımızın gereksinimlerini ve koşullarını dikkate alarak hazırlamaktadır" dedi. Hacaloğlu, ANKA'ya yaptığı açıklamada, program çalışmasının uzmanlık birikimine sahip geniş bir kadro tarafından hazırlandığını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yerli malı ATAK helikopteri için düğmeye basılıyor]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=166</link>
<pubDate>Mon, 23 Jun 2008 19:41:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=166</guid>
<description><![CDATA[90 adetlik taktik-taarruz savaş helikopteri (ATAK) üretimi için TUSAŞ, İtalyan Agusta Westland ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>90 adetlik taktik-taarruz savaş helikopteri (ATAK) üretimi için TUSAŞ, İtalyan Agusta Westland ile işbirliği yapacak. Yazılımı ve donanımı milli imkanlarla tasarlanıp üretilecek olan helikopterlerin bütün gövde üretimi Türkiye’de gerçekleştirilecek</p>
<p>TÜRK Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı için üretimi planlanan taktik-taarruz savaş helikopterleri (ATAK) projesinde sona gelindi. Toplam 90 adetlik savaş helikopteri üretiminde ana yükleniciliği görevini üstlenen Türk Havacılık Sanayi (TUSAŞ) ile İtalyan Agusta Westland arasındaki sözleşmenin yürürlüğe girmesi nedeni ile TUSAŞ tesislerinde bir tören düzenlenecek.</p>
<p>Tören düzenlenecek</p>
<p>24 Haziran Salı günü TUSAŞ’ın Akıncı’daki tesislerinde düzenlenecek törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün de katılması bekleniyor. Yazılım ve donanımı milli imkanlarla tasarlanıp üretilecek olan toplam 90 adet savaş helikopteri üretiminde ana yüklenici görevini üstlenen Türk Havacılık Sanayi ile İtalyan Agusta Westland arasındaki ilk önemli adım bir süre önce yapılan sözleşme ile atılmıştı. İlk aşamada 50 adet daha sora opsiyonel olarak 40 olmak üzere toplam 90 adet olarak üretimi planlanan savaş helikopterleri üretimi, İtalyan Agusta Westland firması işbirliği ile gerçekleştirilecek.</p>
<p>TUSAŞ ana yüklenici olacak</p>
<p>ATAK programı için karşılaması model uyarınca TUSAŞ ana yüklenici, Aselsan ve Agusta Westland firmaları ise alt yüklenici olarak üretim görevi üstlenecek.<br />
<!--more--><br />
TAI program kapsamında, “program ve sözleşme yönetimi”, “sistem entegrasonu tasarımı ve geliştirilmesi”, “kalifikasyon” “üretim” ile “entegre lojistik destek” alanlarında iş payına sahip olacak. Türkiye ATAK programı kapsamında imzalanan işbirliği anlaşması ile helikopterlerin yeni konfigürasyonunun fikri mülkiyetine ortak olmasının yanı sıra, nihai montaj ve uçuş işlemleri de dahil olmak üzere bütün gövde üretimi için dünyada tek kaynak olacak.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Prf. Konukcu Adapazarı kurtuluş şenliklerine iştirak etti ]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=154</link>
<pubDate>Sun, 22 Jun 2008 16:37:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=154</guid>
<description><![CDATA[Profesöre göre :&#8217;Sangarius Roma kökenli, &#8216;Sangarios&#8217; Grek kökenli ama Sakarya ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Profesöre göre :'Sangarius Roma kökenli, 'Sangarios' Grek kökenli ama Sakarya Türk kökenli".<br />
Adapazarı Belediyesi Konferans Salonunda 'Adapazarı'nın Kurtuluşunun Yankıları' isimli konferans veren Prof. Enver Konukçu, önceki gün temeli atılan ve adından dolayı eleştirilere maruz kalan Sangarius alış veriş merkezi ile ilgili düşüncelerini dile getirdi. Konukçu, "Sangarius Roma kökenli, 'Sangarios' Grek kökenli ama Sakarya Türk kökenli" dedi.<br />
<!--more--></p>
<p>Prof. Enver Konukçu, Adapazarı'nın bir yazarın belirttiği gibi 'Babil Kulesi' olduğunu ifade ederek, "Sadece Babil Kulesi de değil, Adapazarı Balkanlar ve Kafkasya'dan aldığı bu kadar göçe rağmen, çok güzel kaynaşmış bir yer. Bu bakımdan Adapazarı aynı zamanda bir 'Nuh'un Gemisi' gibidir. Bu dayanışma ruhuyla Adapazarı, kurtuluş mücadelesine de Ardahan'dan Çanakkale'ye kadar önemli destek vermiştir" diye konuştu.</p>
<p>Adapazarı'nın çok önemli devlet adamlarını yetiştirdiğine de dikkat çeken Konukçu, bu ilin yetiştirdiği değerlere sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Adapazarı Belediyesi'nin temelini attığı ve Sangarius adını taşıyan alış veriş merkezine de değinerek, "Sangarius, Grek kökenli bir kelime diyorlar ama yanılıyorlar. Sangarius Roma kökenli bir kelimedir. Sangarios kelimesi Grek kökenli bir kelimedir ama en önemlisi Sakarya Türkçe bir kelimedir" dedi.</p>
<p>Konukçu ayrıca, geçmişte bir savaş esnasında Geyve boğazından küçük bir ordunun geçtiğini, kendilerine sorduklarında çok sakar bir yerden geçtiklerini söylediklerini ifade ederek, "Orada oturanlara Sakar ismi koyulurken zamanla bu insanların yaşadığı şehre tıpkı Türki-ye gibi Sakar-ya ismini verdiler" dedi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Körfez'de kömür operasyonu büyüdü]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=149</link>
<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 23:01:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=149</guid>
<description><![CDATA[ Düşük kalorili kömür ithal ettiği iddiasıyla Nuryak Kömür&#8217;e yönelik olarak 3 ay ön]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> Düşük kalorili kömür ithal ettiği iddiasıyla Nuryak Kömür'e yönelik olarak 3 ay önce başlatılan operasyon büyüdü. Operasyonun 2. ayağında 14 kişi gözaltına alındı. şahıslar mahkeme tarafından serbest bırakıldılar.<br />
<!--more--></p>
<p>Kocaeli Emniyeti'nin düşük kalorili kömür ithal edilmesiyle ilgili başlattığı operasyon giderek büyüyor. Yurt dışından düşük kalorili kömür getirerek iç piyasaya verdiği ileri sürülen Nuryak Kömür'e yönelik olarak yaklaşık 3 ay önce başlatılan mali soruşturma kapsamında iki gün önce 14 kişi daha göz altına alındı. Kocaeli, Ankara, İstanbul, Samsun, Çankırı ve Tekirdağ'da eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonda göz altına alınanlar akşam saatlerinde adli makamlara sevk edildi. Şahıslar burada nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldılar.<br />
Meclis üyesi de var<br />
Üç ay önce başlayan operasyonda ifadelerine başvurulan Körfez Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürü Ramazan Tuna ve AKP'li meclis üyesi Ali Rıza Aydın, son olayda yeniden göz altına alındı. Gözaltına alınan 14 kişi arasında Körfez Belediyesi Satın Alma Müdürü Şahin Yüksel, satın almada görevli Tuncay Tunç da bulunuyor. Körfez Belediyesi'nin yardım amaçlı dağıtmak üzere Ali Rıza Aydın'ın şirketinden Nuryak marka kömür alması ve bu kömürlerden bir miktarının dağıtıldı gözükmesine rağmen dağıtılmadığı iddiaları nedeniyle gözaltına alınanlar akşam saatlerinde adliyeye sevk edildi. Ramazan Tuna, savcı tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken diğer 13 sanık tutuklama talebiyle hakim karşısına çıktı. Tutuklanması istenenler arasında Nuryak Kömür'ün sahibi Nurol Sarıçiçek de bulunuyor. Şahıslar burada nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldılar.<br />
Nuryak Kömür'e yönelik<br />
Kocaeli Valiliği tarafından konuyla ilgili olarak yapılan yazılı açıklamada örgütlü olarak yurtdışından düşük kalorili kömür getirtip ihalelerle yurt içine pazarlayan firmalara darbe indirildiği belirtildi. Kömür sektöründe Türkiye'nin önde gelen firmalarından Nuryak Kömür'e yönelik olarak Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen operasyonun bir ucu da Körfez Belediyesi'ne dokundu. Körfez Belediyesi'nin geçtiğimiz kış muhtaç durumdaki vatandaşlara dağıttığı kömürlerin Nuryak Kömür deposundan alınması nedeniyle sosyal hizmetler müdürü Ramazan Tuna ve AKP'li belediye meclis üyesi Ali Rıza Aydın'ın ifadelerine başvurulmuştu.<br />
Körfez'de deposu var<br />
Genel merkezi İstanbul Küçükbakkalköy'de bulunan, ülkemizin en büyük kömür ithalatçılarından Nuryak Kömür'ün Fatsa ve Marmara Ereğli'de tesisleri bulunuyor. Nurol, İsmail ve Ekrem Sarıçek kardeşlerin sahibi olduğu Nuryak Kömür'ün, Körfez'deki Ergaz Dolum Tesisleri'nin hemen yanında da kömür depolama tesisleri var. Nuryak Kömür'ün Körfez'de temsilciliğini yapan firmanın büyük hissedarının AKP'li Körfez Belediye Meclis Üyesi Ali Rıza Aydın'a ait olması nedeniyle, Aydın'ın adı da soruşturmaya karıştı. Mali şubenin Nuryak Kömür'ün, düşük kalorili kömür satışı yapıp yapmadığını tespit etmek üzere kömür satın alanlardan numune almak istemesiyle ilginç iddialar gündeme gelmişti.<br />
Kömür yardımı<br />
Körfez Belediyesi'nin yardım olarak dağıtmak üzere doğrudan temin yöntemiyle AKP'li belediye meclis üyesi Ali Rıza Aydın'ın firmasından kömür satın alması başını ağrıtmaya devam ediyor. Mali şubenin Nuryak Kömürleri'ne yönelik olarak başlattığı soruşturmada belediyeden yardım olarak kömür alanların evlerine gidildi. Kömür yardımı aldı görülen vatandaşlardan numune isteyen mali şube ekipleri listede yer alan 600 kişiden yaklaşık 40'ından belediyeden yardım almadıkları cevabını aldı. Bunun üzerine soruşturma bu yönde de derinleştirilmişti.<br />
İhmali olan hesap verir<br />
Körfez Belediye Başkanı Yunus Pehlivan, Nuryak Kömür'e yönelik olarak başlatılan operasyonun belediye ile ilgisinin olmadığını belirterek, "Kömür yardımlarının dağıtımları sırasında bazı ihmaller olmuş olabillir. Personelimiz kömürü teslim alacak vatandaşı evde bulamayınca kömürü kapıya bırakıp kendisi evrakı imzalamış. Yapılan incelemede tüm yardımların adresine ulaştığı görüldü. Ancak bu süreçte ihmali olanlar varsa bu da ortaya çıkacaktır ve kendilerinden hesap sorulacaktır" dedi. Sosyal hizmetler müdürü Ramazan Tuna ile meclis üyesi Ali Rıza Aydın'ın gözaltına alınmadıklarını, sadece ifadelerine başvurulduğunu belirten Pehlivan, adalete güvenlerinin sonsuz olduğunu ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kozan'da İş Makinesi Devrildi: 2 Kişi Öldü]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=136</link>
<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 22:52:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=136</guid>
<description><![CDATA[Adana&#8217;nın Kozan ilçesinin Çürüklü köyünde devrilen iş makinesinin altında kalan kep]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Adana'nın Kozan ilçesinin Çürüklü köyünde devrilen iş makinesinin altında kalan kepçe operatörü Hidayet Özaslan(36) ve Çürüklü köyü muhtarı Mustafa Karakılçık(52) kepçe altında kalarak can verdiler.<br />
<!--more--><br />
İl Özel İdaresi Köy Hizmetleri Müdürlüğü Kozan ilçesi bakım evinde görevli operatörün Çürüklü Köyünde yol açım çalışmaları sırasında geri geri gelirken yoldan çıkması sonucu yoldan 200 metre aşağı yuvarlanması sonucu kepçede bulunan Hidayet Özaslan ve Çürüklü köyü muhtarı Mustafa Karakılçık olay yerinde can verdi. Evli ve 3 çocuk babası olan muhtar Mustafa karakılçık Kozan devlet hastanesi morguna kaldırılırken operatör olan ve 2 çocuk babası Hidayet Özaslan defnedilmek üzere adana buruk mezarlığına götürüldü.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Testi kırılmadan önlem!]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=128</link>
<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 00:18:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=128</guid>
<description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü, Tuzla&#8217;da bir ters]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü, Tuzla'da bir tersanenin faaliyetlerinin 1 ay süreyle durdurulması kararı aldı.<br />
HER TÜRLÜ TEHLİaaaE AÇIK<br />
Bölge Müdürlüğü müfettişleri, Tuzla'daki Nur İstanbul Tersanesi'nde yapılan inceleme sonucu, "iş yeri ve çalışanlarının hayatı için ciddi ve önlenemez tehlikelere yol açacak olan başta parlama ve patlama tehlikesi olmak üzere malzeme düşmesi, yüksekten düşme ve elektrik akımına maruz kalmaya yönelik tehlikeler giderilinceye kadar kapatılması" yönünde görüş bildirdi.<br />
<!--more--></p>
<p>'ÖNEMLİ OLAN TESTİ KIRILMADAN ÖNLEM ALMAK'<br />
İşverenin karşı oyuna rağmen, 4'e 1 oyla tersanenin 1 ay süreyle faaliyetinin durdurulması kararı alındı. Toplantıda, tersanenin 1 ay süreyle kapatılması yönünde oy kullanan Dok Gemi-İş Sendikası Genel Başkanı Necip Nalbantoğlu, Nur İstanbul Tersanesi'nde daha önce ölümle biten iş kazası meydana gelmediğini hatırlatarak, "Önemli olan testi kırılmadan tedbir almak" diyerek, alınan kararın bir örnek teşkil ettiğini söyledi.<br />
RUHSAT İPTALİNE KADAR GİDEBİLİR<br />
Nalbantoğlu, eksikliklerin 1 ay içerisinde giderilmemesi durumunda, müfettişlerin yapacağı inceleme sonucu, tersanenin bu kez 3, tekrar giderilememesi halinde de 6 ay kapatılabileceğini belirtti. Nalbantoğlu, son incelemenin ardından eksikliklerin yine giderilememesi halinde ise tersanenin ruhsatının iptal edileceğini kaydetti.<br />
Nur İstanbul Tersanesi yetkilileri, eksiklikleri giderdiği takdirde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğüne 1 aydan önce de müracaat ederek, inceleme talep edebilecek.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CHP Mahkemeyi yol etti!]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=123</link>
<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 00:13:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=123</guid>
<description><![CDATA[Sosyal sigortalar yasası Anayasa Mahkemesi&#8217;nde
CHP, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigor]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal sigortalar yasası Anayasa Mahkemesi'nde</p>
<p>CHP, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 maddesinin bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.<br />
<!--more--></p>
<p>CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, 5754 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un bazı maddelerinin iptali ve iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüğünün durdurulması istemiyle Yüksek Mahkeme'ye başvuruda bulundu.<br />
Anayasa Mahkemesi'nden çıkışta gazetecilere açıklama yapan Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı her konuşmada, "Biz bütün çocuklara sosyal güvenlik getirecektik. CHP, bunu Anayasa Mahkemesi'ne götürdü ve iptal edildi" şeklinde ifadeler kullandığını ifade ederek, bunun tümüyle gerçek dışı olduğunu söyledi.<br />
Kılıçdaroğlu, CHP'nin söz konusu kanunun bütün çocuklara sağlık güvencesi getiren maddesini ne şimdi ne bundan önce hiçbir şekilde Anayasa Mahkemesi'ne taşımadığını kaydetti.<br />
Anayasa Mahkemesi'nin daha önce 5510 sayılı yasanın 25 maddesini iptal ettiğini anımsatarak, bu kararın ardından parlamentoda yasanın 96 maddesinde değişiklik yapıldığını, yasaya 10 geçici yeni madde eklendiğini bildirdi. Kılıçdaroğlu, "Bu da daha önce AKP'nin hazırladığı yasanın ne kadar gayri ciddi ve ne kadar sosyal devlet ilkesine aykırı olduğunu gösteriyor" diye konuştu.<br />
Gazetecilerin soruları üzerine Kılıçdaroğlu, kanunun iptali ve yürürlüğünün durdurulmasını istedikleri bölümlerin emeklilerin hakları, emeklilere milli gelir artışından pay verilmemesi, sağlık yardımlarına bazı kısıtlamalar getirilmesi gibi hükümleri içerdiğini anlattı. Gazetecilerin de aralarında yer aldığı bazı meslek kollarının yıpranma tazminatı alacağının kaldırılmasına yönelik düzenlemeyle ilgili bir başvuruları olmadığının belirtilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, buna ilişkin kanunda herhangi bir madde olmadığı için getiremediklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Eğer bir düzenleme yapılabilseydi düzenlemedeki haksızlığı buraya taşıyabilirdik. Olmayan bir maddeyi Anayasa Mahkemesi'ne götürmek gibi bir yetkimiz maalesef yok" dedi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ergenekon'da bir tutuklama daha]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=114</link>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 00:39:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=114</guid>
<description><![CDATA[Ergenekon soruşturması kapsamında adliyeye getirilen Murat Ç. tutuklandı.
Ergenekon yapılanmas]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenekon soruşturması kapsamında adliyeye getirilen Murat Ç. tutuklandı.</p>
<p>Ergenekon yapılanması ile ilgili belgelerle yakalanan Murat Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Murat Ç.'nin terör örgütü Ergenekon'un üyesi olduğu ve ruhsatsız silah taşıdığı gerekçesi ile tutuklandığı öğrenildi.<br />
<!--more--><br />
Ergenekon soruşturması kapsamında daha önce Pendik'te yakalanarak emniyette sorgulandığı bilinen zanlı Murat Ç., Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisi tarafından gözaltına alındı. Rutin kontroller sırasında yakalandığı ifade edilen Murat Ç.'nin otomobilinde, Ergenekon yapılanmasına ilişkin belgeler ve silahlar ele geçirildiği öne sürüldü. Murat Ç.'nin Kuvay-ı Milliye Derneği üyesi olduğu iddia edilmişti.</p>
<p>Bugün Beşiktaş'ta bulunan İstanbul Adliyesi'ne getirilen Murat Ç. soruşturmayı yürüten savcının karşısına çıktı. Savcı, Murat Ç.'yi tutuklanması talebiyle mahkemeye sevketti. Mahkeme sonunda Murat Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sakarya gazeteciler cemiyetinin açıklamasıdır]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=113</link>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 00:39:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=113</guid>
<description><![CDATA[Sakarya gazeteciler cemiyetinin açıklamasıdır
Sakarya Gazeteciler Cemiyeti muhabir Samet Altay]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya gazeteciler cemiyetinin açıklamasıdır<br />
Sakarya Gazeteciler Cemiyeti muhabir Samet Altay'ın dövüldüğünü öne sürerek polise başvurması üzerine açıklama yaptı....</p>
<p>İŞTE O AÇIKLAMA:</p>
<p>Basın mesleğinde çalışanların mesleki dayanışma içinde olmaları gerekirken dün iki basın mensubu arasında yaşanan olay bizleri derinden üzmüştür.<br />
<!--more--><br />
Adapazarı Gazetesi Muhabiri Samet Altay;</p>
<p>daha önce çalıştığı işyeri olan Sakarya Halk Gazetesi’ne alacağını istemek üzere gittiğinde Gazetenin İmtiyaz Sahibi Mustafa Gümüşel’in kendisini darp ettiğini öne sürerek şikayetçi olmuştur.</p>
<p>Söz konusu şikayetle ilgili olarak işlemler devam etmektedir.</p>
<p>Sakarya Gazeteciler Cemiyeti olarak basın çalışanlarının hak ettikleri ücretlerin zamanında ödenmesi konusundaki hassasiyetimizi ve yaşanan olayla ilgili üzüntülerimizi bildiririz</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Für die Katz']]></title>
<link>http://suyak.wordpress.com/?p=8</link>
<pubDate>Wed, 18 Jun 2008 20:17:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>suyak</dc:creator>
<guid>http://suyak.wordpress.com/?p=8</guid>
<description><![CDATA[Eiersoufflé mit Huhn, Ente in Olivensauce, Rinderstücke in Tomatengelee und leckere Putenhäppchen]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float:left;" src="http://www.puffbohne.de/images/Suyak/katze.gif" alt="Katze" width="58" height="70" />Eiersoufflé mit Huhn, Ente in Olivensauce, Rinderstücke in Tomatengelee und leckere Putenhäppchen in heller Sauce. Alles für die Katz’. Die schlaue Miezekatze weiß genau, wie sie an solche Schleckereien kommt. Weil sie nicht lesen kann, schickt sie Frauchen und Herrchen zum Futter holen. Die würden nie eingelegte Mäusehappen oder Fischköppe in Dosen einkaufen. Und weil der Stubentiger somit verhungern würde oder selber Mäuse fangen müsste, hat er sich etwas einfallen lassen: Er ködert Herrchen und Frauchen mit dem Dosenetikett. Das scheint appetit- wie verkaufsfördernd zu wirken. Während die Katzenbesitzer denken wie lecker, landet eine Luxusfutter-Dose nach der anderen im Einkaufswagen und deren Inhalt im Katzenbauch. Frauchen und Herrchen probieren trotz aller Verlockung lieber doch nicht davon; sie haben ihr eigenes Dosenfutter. Ob Katzen auch Ravioli essen würden?</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AK Parti'ye oy verenleri Humeynici yaptı]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=100</link>
<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 23:48:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=100</guid>
<description><![CDATA[CHP lideri Deniz Baykal, Humeyni&#8217;yi sevip Atatürk&#8217;ü sevmediğini belirten türbanlı k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>CHP lideri Deniz Baykal, Humeyni'yi sevip Atatürk'ü sevmediğini belirten türbanlı kızın AK Parti'ye oy verenleri temsil ettiğini savundu.</p>
<p>Türkiye'de geniş kesimlerin 'o türbanlı kız' gibi düşündüğünü savunan CHP lideri, bu nedenle rejimin ve cumhuriyetin tehlike adlında olduğunu ileri sürdü.<br />
<!--more-->Baykal, "Ben 'türban değil, laiklik sorun' diyordum. Artık daha ilerisini söylüyorum. Söz konusu olan rejimdir, cumhuriyettir. Dillerin altında baklalar var. Bu baklalar yavaş yavaş çıkıyor. Büyük bir aldatmacayla karşı karşıyayız" iddialarında bulundu.</p>
<p>Deniz Baykal, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yine sert açıklamalarda bulundu. Ülkenin geleceğine ilişkin karamsar bir tablo çizen Baykal, 'vatandaşı AK Parti iktidarıyla korkutma' söylemini sürdürdü. Halkın perişan olduğunu, AK Parti ve 'yandaşları'nın ise marka giyip 7 yıldızlı otellerde kaldığını iddia eden Baykal, "Devletin temel kurumlarına saldırıyorlar. Dinimizi siyasete alet ediyorlar. Vatandaş aç, onlar köşeyi dönüyorlar" diye konuştu. AK Partili yöneticilerin son dönemlerde 'türban' kelimesini kullanmamalarını eleştiren Baykal, "Siyaset adamının sermayesi güvenilirliğidir. Sözünün arkasında durmasıdır. Önemli olan söylediğinizin altında durabilmektir" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Deniz Baykal, bir televizyon programında Atatürk'ü sevmediğini ancak İran devrim lideri Humeyni'yi sevdiğini belirten başörtülü bir kızı eleştirirken, geniş kesimlerin aynı düşüncede olduğu imasında bulundu. Baykal, şunları söyledi: "Türban takıp, 'Atatürk'ü sevmiyorum, Humeyni'yi seviyorum' diyor. Atatürk'e yönelik sevgisizlik nereden kaynaklanıyor merak ediyoruz. 'Humeyni'yi seviyorum' diyorsa, sevgisizliğin nerden kaynaklandığını anlıyoruz. Bunu duyunca Ali Babacan'ın sözünü hatırlıyorum. "Türkiye'de Müslümanlar baskı altındadır" demişti yurt dışında. Bu bir zihniyettir. Milli mücadele başlarken de durum aynıydı. Damat Ferit ve Vahdettin'in anlayışı bu kızımızın kafasındaki düşüncedir. Böyle düşünen ve yazan mütareke basınımız da var. Bu zihniyetin nerelere kadar kök salabilmiş olduğunu algılamalıyız. Atatürk'e sevgisizlik ile AKP'nin ilgisi var mı? Acaba paylaşıldığı bir geniş alan söz konusu mudur?" Baykal, Türkiye'deki sorunun türbanın ve laikliğin de ötesinde rejim ve cumhuriyet sorunu haline geldiğini savundu.</p>
<p>CHP lideri Baykal, son günlerde bazı üst düzey bürokratlarla ilgili ortaya çıkan belgeleri de 'fitne, fesat siyaseti' olarak yorumladı. Siyasetin yargıyı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef aldığını savunan Baykal, şöyle konuştu: "Yargıya karşı fesat, yalan, dedikodu, fitne kampanyası var. Tarihimizin hiçbir döneminde yaşanmamış fitne, yalan siyaseti 10 gündür yaşanmaktadır. Türkiye'de siyaset partiler arasında yapılmaktadır. Şimdi yargı ile partiler arasında yapılmaya başladı. Yargıya karşı yalan kampanyası, Silahlı Kuvvetlere karşı kampanyalar başladı. Bu temel kurumlara karşı olağanüstü bir nefret kampanyası sürdürülüyor. Ne var bunun altında? Kimsiniz siz? 'Biz iktidarız' deyip, bundan habersizmiş gibi davranıp gizli gizli seviniyorlar. Bu çok yanlış ve tehlikeli bir anlayıştır." CHP lideri, Türkiye'nin Milli Takım'ın 70. dakikadan sonra Çek maçını aldığı gibi, sürüklendiği kabustan sıyrılması gerektiğini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ Menemen'de yangın]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=97</link>
<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 23:41:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=97</guid>
<description><![CDATA[İzmir&#8217;in Menemen ilçesinde orman yangını çıktı. Giderek büyüyen yangın, ilçede kork]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Menemen ilçesinde orman yangını çıktı. Giderek büyüyen yangın, ilçede korkulu anların yaşanmasına sebep oldu.<br />
<!--more--><br />
Orman yangını, bugün öğleden sonra Yahşelli beldesi yakınlarında başladı. Kısa sürede büyüyen yangına, 6 halikopter, 5 uçak, 33 arazöz ve 16 yer ekibi müdahale ediyor. Kontrol altına alınamayan yangının dumanları İzmir il merkezinden bile görünüyor. Yangının ormanlık ala</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ Sabancı'ya 1 milyar avro kredi]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=90</link>
<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 00:49:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=90</guid>
<description><![CDATA[Sabancı&#8217;ya 1 milyar avro kredi
ANKA
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. ve Österreichische El]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sabancı'ya 1 milyar avro kredi</p>
<p>ANKA</p>
<p>Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. ve Österreichische Elektrizitätswirtschafts-Aktiengesellschaft (Verbund) ortaklığı olan Enerjisa Enerji Üretim A.Ş., portföyündeki 1. faz yatırımları için IFC, Akbank T.A.Ş. ve WestLB AG koordinasyonundaki uluslar arası finans kuruluşları ile 865 Milyon Euro’luk kredi anlaşmasını imzaladı.<br />
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş’den yapılan açıklamada, Enerjisa Enerji Üretim A.Ş., portföyündeki 1. faz yatırımları için 865 Milyon Euro’luk kredi anlaşmasını imzaladığı bildirildi.<br />
<!--more--><br />
Türkiye elektrik enerjisi sektörü için dönüm noktası niteliğindeki bu finansman paketinin 2008 yılı sonuna kadar 1 milyar Euro’a ulaşması planlandığının kaydedildiği açıklamada, paket kapsamında kurulacak olan santraller ile yıllık 12 bin GWh elektrik üretilecek ve 3.6 milyon müşteriye elektrik sağlayacağı belirtildi.<br />
Finansman paketinin, bir Dünya Bankası kuruluşu olan IFC ( Uluslararası Finans Kurumu), Akbank T.A.Ş. ve WestLB AG koordinasyonundaki uluslararası finans kuruluşları tarafından verildiği kaydedildi. Açıklamada, “Güncel piyasa koşulları dikkate alındığında finansman paketinin, serbestleşen Türkiye elektrik sektöründeki liderlik hedefi yolunda Enerjisa’ya gösterilen güvenin önemli bir işaretidir. Enerjisa’nın finansman paketi kapsamında yer alan 1. faz yatırımlarını; Seyhan, Ceyhan nehirleri üzerinde ve Çambaşı’nda gerçekleştirilecek toplam 10 hidroelektrik santral ve Bandırma’daki doğal gaz kombine çevrim santralı olmak üzere toplam 1900 MW kurulu güçteki projeler oluşturmaktadır" denildi.<br />
IFC çatısı altında 463 milyon Euro tutarında sağlanan 12 yıl vadeli Finansman Paketi’nin 158 milyon Euro’luk kısmının IFC tarafından, 305 milyon’luk kısmının ise IFC ve WestLB tarafından sendikasyon kredisi olarak düzenlendiği bildirildi.<br />
Açıklamada, finansman paketine, KFW IPEX-Bank GmbH, Bank Austria Creditanstalt AG, Erste Bank der Oesterreichischen Sparkassen AG, Raiffeisen Zentralbank Oesterreich AG, WestLB AG ve Société Générale Bank Yetkilendirilmiş Lider Düzenleyici olarak katıldığı, Akbank T.A.Ş. 12 yıl vadeli 402 milyon Euro’luk tutarında Paralel Kredi Sözleşmesini National Bank of Greece’in katılımı ile imzalandığı kaydetti.<br />
Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı ve Enerjisa Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Hakman, liberalleşme yolundaki Türk enerji sektöründe kararlılıkla ilerleyen Enerjisa’ya güvenerek finansman paketinde yer alan tüm bankalara teşekkür etti.<br />
Hakman, sektöre damgasını vuran bu finansman paketi kapsamındaki projelerden başlayarak 2015 yılına kadar en az yüzde 10 pazar payına ulaşmayı hedeflediklerini ve Türkiye’nin enerji tedariki konusunda yaşadığı darboğazı atlatmak için yine 2015’e kadar en az 5000 MW kurulu güce ulaşacaklarını kaydetti. Hakman “Ortağımız Verbund ile birlikte Türkiye’deki elektrik enerjisi üretimi, dağıtımı, toptan ve perakende ticareti işlerini geliştirme yolunda kararlılıkla ilerlemekteyiz. Türk enerji sektöründeki liberal piyasa yapısının, elektrik üretim ve dağıtım özelleştirmelerini de kapsayarak, hızla geliştirilmesi, gelecekteki elektrik arz sıkıntılarının çözümüne olan katkımızı arttırmamıza da imkan sağlayacaktır" dedi.<br />
Avusturya’nın önde gelen elektrik şirketi Verbund’un CEO’su Micheal Pistauer da şunları söyledi:<br />
“Zorlu finansal pazar koşulları içerisinde bu kadar güçlü bankaların Sabancı ve Verbund’un stratejik hedeflerine inanması ve güvenmesi neticesinde bu benzersiz finansman paketi sonuçlandırılmıştır. Sabancı ve Verbund birlikte Türk elektrik sektöründe çevre dostu enerji sağlayacak güçlü ve enterge bir yapı oluşturmayı hedeflemektedir. Türk enerji sektöründe Sabancı, Verbund ve Enerjisa ile uzun dönemli bir ortaklık yaratan tüm bankalara teşekkür ederim."</p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
